14 Temmuz 2014 Pazartesi

Sabri'nin Göbeği !

http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/20101029/157932_sabri-sarioglu1.jpg


Her ne olursa olsun, diğer takım taraftarları bile Sabri ile ilgili şakalar yaparken bu kadar aşagılamamıştı onu...

Kulübüne aşık, 10 küsür yıldır formasını giyen, gözü Galatasaray'dan başka bir şey görmeyen bir adam Sabri.

Sabri için "akıllı değil" diyebilirsiniz... Fakat bugüne kadar gördüğüm en zeki ve kendini geliştirmiş futbolcu eşlerinden biriyle evli Sabri... Karısı pilot. Evet, bildiğiniz uçak uçuran pilot. Futbolcu eşlerinin zihnimizde bıraktığı genel imajın aksine AVM'lerde ayakkabı, kürk peşinde gezip durmuyor yani, kendini geliştiriyor, birçok erkeğin çocukluk hayallerinde kalan bir mesleği icra ediyor. Tribünlerin dalga geçtiği kadar "saf" olsa Sabri, Yağmur Hanım onunla evlenir miydi diye sorguluyorum bunu öğrendiğim günden beri. Para da bir yere kadar sonuçta...

Sabri için "Tekniği zayıf" diyebilirsiniz. Doğru. Seyirciyi çileden çıkartan, 3 kere yerden sekmeden ceza sahasına varmayan "ortaları" düşünürseniz, tekniği yok denecek kadar az. Fakat mesela 2008 Avrupa Şampiyonası yarı finalinde, daha dün Dünya Kupası'nı kaldıran Almanya kaptanı Lahm'a topuğuyla bacak arası yapıp Semih'e beraberlik golünü attıran adam da Cafu değil, Sabri'ydi.

Sabri için "giyinmeyi bilmiyor" diyebilirsiniz. Doğrudur, bilemem, pek anlamam modadan. Fakat herkesin "hayatımda gördüğüm en kötü giyinen futbolcu" ilan ettiği Diego Lugano bugün Uruguay'ın Dünya Kupası kadrosunun kaptanı olabiliyor. Eh o halde bu pek de mühim bir faktör değil. Kaldı ki Sabri bence Lugano'dan bin kat daha iyi giyiniyor....

Sabri için "göbekli" de diyebilirsiniz. Elbette diyebilirsiniz, dilin kemiği yok sonuçta. Yalnız bunu söylerseniz, biz de bir tarafımızla güleriz, onu da iyi bilin. Zira Sabri için söylenemeyecek tek bir şey varsa o da, "koşmuyor, koşamıyor" tarzı laflar olur. "Göbekli" de bunlardan biri. Sabri Galatasaray için canını dişine takıp koşar, hatta o kadar ki, bazen koşmaması gereken yerde bile koşar, Çünkü pozisyon bilgisi yoktur. Onun yerine en iyi bildiği şeyi yapar... Koşar! Sabri'ye "göbekli, kilosu var, koşmuyor, performansı düşük" demek Superman'e "uçamıyor o aslında, siz yanlış biliyorsunuz" demek gibi bir şey. O yüzden, kusura bakmayın, güleriz... Acı acı güleriz...

Sabri benim gözümde ülkenin en iyi 2 yerli sağ bekinden biridir. İlki Gökhan Gönül'dür. Sonrasında Sabri gelir. Evet, ülke futbolumuz bu kadar kötü durumda, kabul ediyorum  Ama daha iyisi yok işte...

Sabri'ye yapılan büyük bir ayıptır. Daha önce 2000 UEFA Şampiyonu kadrodaki bir çok isme yapılmış bir ayıbın 2014 versiyonudur. Mehmet Ayan'ın en çok katıldığım lafıdır, "Galatasaray'da hiçbir başarı cezasız kalmaz". 13 yıldır bu takımın parçası olan, kaptanlığıını yapan, kulübünü her şeyin önünde tutan bir adam Sabri Sarıoğlu. Elbette bu vefasını da cezalandıracaktı Galatasaray. Çünkü Galatasaray'ın kurumsal gelenekleri vardır; vefayı cezalandırmak da bunlardan biridir!

Yolun açık olsun Sabri Reyiz! Bir Fenerbahçe taraftarı olarak rica ediyorum, yanlışımız, saygısızlığımız olduysa -ki olmuştur, biliyorum olduğunu- hakkını helal et,

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Geçmişten Bugüne "Tour-de-Burger" - 2

9 gün... Evet, 2014 turuna sadece 9 gün kaldı. Sabırsızlığımızın Brezilya'daki Dünya Kupası'yla bile dindirilemediği noktadayız artık. Hem kendimizi oyalamak, hem de sizleri biraz olsun eğlendirebilmek ve 2014 turundan gelecek paylaşımlara hazırlamak için, önceki "Tour-de-Burger" yıllarından seçme görüntülerimize devam ediyoruz.

Bugünkü klasik videomuz turun "aktif dinlenme" şeklinde geçen akşam etaplarından geliyor. Çöp Şiş etabında "King of the Meat-on-a-stick" mayosunu Cenk'e kaptıran Tubik, "Le Balcon" olarak anılan etapta arayı kapatmaya niyetli... Cenk'in bir anlık hatasından da faydalanan Tubik, etabı önde tamamlıyor. Cenk'in etap sonundaki "çekirdek" itirazları yapılan doping kontrolü sonrası sonuçsuz kalıyor ve  Tubik en iddialı olduğu mayoyu, "akşam sefası" mayosunu üzerine geçiriyor.

Arşivlerimize Tour-de-Burger 2012 kapsamında giren müzikal kıvamındaki bu videoyu hep birlikte izliyoruz.

video



Yorumlarınızı eksik etmeyiniz :)

Mesela bu sene bu etapta hangi şarkı söylensin? İstekte bulunun, en çok oy alan şarkıyı burada, bu şekilde paylaşalım :)

8 Temmuz 2014 Salı

Geçmişten Bugüne "Tour-de-Burger" - 1


Bir yıldır hasretle beklediğimiz "Tour-de-Burger 2014" tam 10 gün sonra başlayacak. Gözler artık 19 Temmuz sabahına çevrildi. Heyecan bu kadar doruktayken, duvarlara çentik atarak geri sayım yapmaya başlamışken, önceki yıllarıdan bazı unutulmaz "Tour-de-Burger" anlarını hatırlayarak zamanın daha hızlı geçmesini sağlayabiliriz diye düşündüm. Eğer heyecandan unutmaz da başarabilirsem, her gün klasik bir "Tour-de-Burger" videosu paylaşmayı hedefliyorum. Buyrunuz, ilkiyle başlayalım:

İlk klasiğimiz "Tour-de-Burger" tarihinin en unutulmazları arasında yer alıyor. 2012 Turu'nun İzmir - Söke etabında, son düzlükte, Ortaklar mevkiinde atağa kalkan Cenk, çöp şiş konusundaki iddiasını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Dikkatle izliyoruz:

video


Tur'a 10 gün kala kulislerde Tubik'in bu heyecan dolu etapta, yıllardır tekniğini ve taktiklerini yakından incelediği Cenk'i geçmeye niyetli olduğu ve çalışmalarını bu yönde yaptığı konuşuluyor. Bakalım "King of the Meat-on-a-Stick 2014" mayosunu kim üzerine geçirecek?

Boynuz kulağı geçecek mi?
Tubik mi yoksa Cenk mi?
Kramer, Kramer'e karşı mı, yoksa David ve Goliath mı?
10 gün sonra hep beraber göreceğiz. :) 

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Tour-de-Burger 2014: Start

Pembe Panter (Pink Panther) serisini bilirsiniz. Hani Peter Sellers'ın efsaneleştiği, sakarlığıyla can yakan fakat iş de bitiren Fransız Dedektif Clouseou'nun maceralarını anlatan, Henry Mancini'nin o unutulmaz bestesiyle akıllara kazınan film serisi. Hollywood geçtiğimiz yıllarda seriyi Steve Martin'le yeniden çekmek istedi. Her ne kadar bu tip "re-make" denemelerine her seferinde fena halde şüpheyle yaklaşsam da, Steve Martin'in çok zor bir işi başararak Peter Sellers'ın gölgesinde kalmadan güldürebildiğini söylemeliyim. Yeni serinin devam filmini çektirecek kadar başarılı bir performans sergilemiş Martin.

Aslında konumuz Pembe Panter veya Steve Martin değil. Konumuz tatil. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak bu kez Datça'yı da kapsayan, geçtiğimiz yıllardan farklı olmayarak da yine Cenk ve Tuba'nın yanında "third-wheel" olarak yer alacağım 2014 yaz tatilimiz...  Şimdi konuyu Pembe Panter'den tatile getirmem gerekiyor... Getiriyorum.

Bundan 3 sene önce ilk Bodrum sefamız için yollardayken Steve Martin'li Pembe Panter'i yeni izlemiştik. Filmdeki bir sahneyi ne zaman hatırlasak katıla katıla gülüyorduk. Sahne şuydu:



O gün Bodrum'a giderken bu muhabbeti o kadar çok yapmıştık ki, Susurluk'ta mola verip kahve almak için tesislere girdiğimizde, kasada bana masumca "buyrun efendim günaydın, ne alırdınız?" diyen baristaya, "Öyy vüd leyk tü büy e Deeembeeğğgeeerr" cevabını vermiştim. Baristanın şaşkın bakışları arasında yine kahkaha krizine girmiştik...

O yüzdendir ki, bizim bu Bodrum turlarımızın ismi (an itibariyle) Tour-de-Burger olmuştur (okunuşu Tuğğ-de-beğ-geeğğ).

Bu yılki güzergahımız 19 Temmuz'da Datça'ya doğru yola çıkarak başlayıp, 24 Temmuz'da Bodrum ile devam ediyor. 29 Temmuz'da İstanbul'a dönüş başlıyor.

Olur da yolunuz oralara düşerse haber edin, görüşelim. Seyahatimizi şuradan takip edebilirsiniz efendim :) (Video penceresinin sağ üst tarafındaki play tuşuna basınız lütfen)

Yakında yeni video ve fotoğraflar da eklenecektir, takipte kalınız ;)