eğlencelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğlencelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2015 Çarşamba

St. Vincent ve Aziz Bill Murray

St.Vincent (Komşum Bir Melek)
Halen gösterimde olan filmin naçizane değerlendirmesidir efendim...
IMDB: 7,3
Metascore: 64
EMDB: (Eddie's Movie Database):  7,5
Başrol: Bill Murray
Yönetmen: Theodore Melfi

http://i.ytimg.com/vi/YVHqTF203_0/maxresdefault.jpg
Vincent çiçek sularken 48 fıskiye gücündedir. 
Bill Murray'nin yeri benim için ayrıdır. İlkokul yıllarımda hayal meyal Ghostbusters'la başlayan münasebetlerimiz, 1993'te Groundhog Day ile sağlamlaştı. O günden bu yana çok iyidir aramız. Tabii ki kariyerinin bir bölümü benim sinema algı başlangıç yıllarımın öncesine dayandığından, o dönemdeki filmlerinin bir kısmını (Tootsie, Caddyschack, Stripes, Scrooged) sonradan izleyerek arayı kapattım. Bill Murray filmleri belki hiçbir zaman "başyapıt" olamadı ama hep keyif verdi.
St. Vincent sadece Bill Murray'in kariyerine sirayet eden bu istikrarı korumakla kalmıyor, sinemada komedinin sıradanlaştığı, kahkahanın fazlasıyla ucuzladığı bir dönemde, kaliteyi yeniden tanımlıyor.
Basit kelime oyunları, bel altı espriler, aynı "geyiğin" defalarca tekrarıyla değil, anlattığı hikaye ve karakterlerle gülümsetiyor St. Vincent. Hikayenin içerisinde komedi de var, dram da. İçinizi cız ettirecek "bu da mı gol değil" anlarıyla harmanlanan, gözyaşlarınızla ıslanan bir komedi St.Vincent.
Eşinden ayrı bir annenin büyümüş de küçülmüş oğlu ile yaşlı, huysuz, bildiğini okuyan adamın ilişkisini ele alması itibariyle, filmin "About A Boy" (respect, Nick Hornby) ile benzerlik taşıdığını söyleyebiliriz. Bill Murray'in Vincent karakteri ise The Big Lebowski'de Jeff Bridges ile efsaneleşen "The Dude", American Beauty'de Kevin Spacey'in canlandırdığı "Lester Burnham" ve biraz da Married With Children'daki Al Bundy karakterleriyle ortak yönler taşıyor. Karakter Bill Murray'e o kadar yakışmış ki, sanki her hareketi, her repliği özel hazırlanmış gibi duruyor. Henüz filmin ilk cümlesinden, film bittikten sonra sizi 10 dakika boyunca yerinize mıhlayan "credits" bölümünün sonuna kadar Vincent'a -ve çorap üstü sandaletlerine -kilitleniyorsunuz.
Hayattan bezdiğiniz zamanlarda, Groundhog Day ve Phil'i hatırlayın ;)
http://www.sammcnerney.com/wp-content/uploads/2015/01/groundhog-day.jpg
"Groundhog Day Bill Murray" ve "St.Vincent Bill Murray" arasında huysuzluk, umarsızlık,bencillik gibi benzerlikler göreceksiniz. Bill Murray'in sıradışı oyunculuğuna ve karaktere adapte olmaktansa, karakteri büyük bir ustalıkla kendisine adapte edişine şahit olacaksınız. Bir de nasıl yaşlandığını fark edeceksiniz... Belki bilmeyenleriniz vardır, Groundhog Day sadece bir film değil, gerçekte de yaşanıyor. Geleneksel olarak her sene Punxsutawney, Pennsylvania'da "kış mevsiminin daha ne kadar süreceğini anlamak için" düzenlenen bir çeşit festival aslında Groundhog Day. Bu sene de henüz iki gün önce, 2 Şubat'ta yapılmış. İnsan bazen düşünüyor. Keşke Groundhog Day gerçekten de içinden çıkılamayan ve sürekli aynı günün tekrar ettiği bir döngü olsa da, Bill Murray gibi adamları içine koyup, sonsuza dek koruyabilsek....

Neyse efendim... Netice olarak, St. Vincent, hele ki "ain't us" ve "anus" arasındaki telafuz benzerliğinden 8 kez espri çıkartmaya çalışan The Interview gibi seviyesiz işlerin prim yaptığı bir dönemde, gerçek bir başyapıt sayılmalıdır.
Keyif alacaksınız. Alamazanız yine gelin, size göre de bir film buluruz elbet... smile emoticon

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Geçmişten Bugüne "Tour-de-Burger" - 2

9 gün... Evet, 2014 turuna sadece 9 gün kaldı. Sabırsızlığımızın Brezilya'daki Dünya Kupası'yla bile dindirilemediği noktadayız artık. Hem kendimizi oyalamak, hem de sizleri biraz olsun eğlendirebilmek ve 2014 turundan gelecek paylaşımlara hazırlamak için, önceki "Tour-de-Burger" yıllarından seçme görüntülerimize devam ediyoruz.

Bugünkü klasik videomuz turun "aktif dinlenme" şeklinde geçen akşam etaplarından geliyor. Çöp Şiş etabında "King of the Meat-on-a-stick" mayosunu Cenk'e kaptıran Tubik, "Le Balcon" olarak anılan etapta arayı kapatmaya niyetli... Cenk'in bir anlık hatasından da faydalanan Tubik, etabı önde tamamlıyor. Cenk'in etap sonundaki "çekirdek" itirazları yapılan doping kontrolü sonrası sonuçsuz kalıyor ve  Tubik en iddialı olduğu mayoyu, "akşam sefası" mayosunu üzerine geçiriyor.

Arşivlerimize Tour-de-Burger 2012 kapsamında giren müzikal kıvamındaki bu videoyu hep birlikte izliyoruz.




Yorumlarınızı eksik etmeyiniz :)

Mesela bu sene bu etapta hangi şarkı söylensin? İstekte bulunun, en çok oy alan şarkıyı burada, bu şekilde paylaşalım :)

11 Şubat 2010 Perşembe

Yeni Model İzdivaçlar

Sevgili Eliza'nın bugün kaleme aldığı yazısından sonra bizim memlekette homofobinin ötesinde sexofobi (veya artık ne deniyorsa ondan) olduğuna bir kez daha inandım. Cinsellik ayıp bir şey, konuşulmaz, hele öyle toplum içinde, televizyonda, blog sayfasında falan hiç gündeme getirilmez, insana yan gözle bakmaya başlarlar sonra neme lazım! Ben de istiyorum ki bana da yan gözle bakılsın, deli denilsin, "oha" denilsin, toplumdan dışlanayım... O yüzden bir İngiliz arkadaşımın mail yoluyla benimle paylaştığı bir fotoğraf serisini yayımlıyorum. Belki daha önce görmüşsünüzdür bilemiyorum. Ben ilk kez gördüm, çok güldüm hakikaten, siz de gülün inşallah :) Esra Erol'a da yarar diye umuyorum. Hatta belki bunlara bakılarak yeni izdivaç programları yaratılabilir? "Esra Erol ile 3'ü 1 Yerde (*)" mesela; threesome izdivaç programı... Bakmayın öyle (*) o yıldız ne diye. Copyright. Yaparlar çünkü bilirim. Hem kızarlar hem yaparlar...

Esra Erol'a Cinselliği Nasıl Anlatırsınız??
(Elbette bana İngiltere'den başlık böyle gelmedi... Orjinali "How to explain sex to kids...")














 






Sizi bilmem de ben en çok Viagra esprisini beğendim. Kurşun kalemi "yaşlı adam" olarak kullanmış, burda olmayan başka bir fotoğrafta da. :)